"Amele pazarı” olarak bilinen insan onurunun ayaklar altına alındığı yerler, köşebaşlarından şatafatlı plazalara süslü ofislere taşınıyor. Beşiktaş'taki BJK Plaza girişi kapatılarak Özel İstihdam Büroları teşhir edildi.
Alınteri, “Emeğine ve onuruna sahip çık!” kampanyası çerçevesinde Özel İstihdam Büroları'na karşı yürüttüğü mücadeleye devam ediyor.
Saat 11.30'da Beşiktaş Askeri Müze önünde toplanan Alınteri okurları Akaretler Yokuşu'ndan BJK Plaza önüne yürüdü. Burada plazanın 12. katında bulunan Özel İstihdam Bürosu'nun teşhiri yapıldı. Plazanın girişi kapatılarak gerçekleştirilen eylem boyunca sık sık; “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!", "Özel İstihdam Büroları kapatılsın!", “Herkese iş, herkese çalışma hakkı!”, “Köle pazarları kapatılsın!”, “Özel İstihdam Büroları köleliktir!”, "İnsanca bir yaşam sosyalizmde!" sloganları atıldı.
Basın metninde şunlar belirtildi:
İnsan onurunu ayaklar altına alan işçi pazarları ve işçi kiralama sistemine yabancı değiliz. Fakat ÖİB’lerle oluşturulmaya çalışılan sistem patronlara tüm bunların üzeride bir esneklik ve kuraltanımazlık imkanı vermektedir.
Özel istidam Büroları, işçiyle patronu bir araya getirip sözde işçiye uygun bir iş buluyor. Böylelikle patronlara da uygun işçi kiralama imkanı veriyor. Örneğin şu an 500 işçisi olan bir fabrika patronu, tüm işçilerine 'hepinizi işten çıkarttım ama şimdi gidip ÖİB’lerle anlaşıp gelirseniz hepinizi kiralık işçi olarak tekrar alacağım' derse yasal olarak bunun önünde bir engel bulunmuyor. Çünkü her şey 'yasalara uygun işliyor.' Yani patronlar tüm işçilerini ÖİB lerden kiralayıp kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ve yıllık izin parası verme zorunluluğundan kurtulacaktır. Dahası, bu durum İş Kanunu'na tabi diğer çalışanlar için de bir nevi tehdit aracı olarak kullanılabilir bir düzenleme olacaktır. İşçiler 'günün birinde biz de kiralık işçi olabiliriz' korkusuyla çalışır ve patronun işten çıkarma baskısı da buna eklenirse işçinin hayata tutunabilmesi daha da zorlaşır. İşyerinde işçiler arasındaki ayrımları derinleştiren ve rekabeti körükleyen bir kurum olacaktır.
ÖİB’lerin marifeti kuşkusuz bunlarla da sınırlı değil. İsteyen herkesin basit bir izin ve 20 TL’lik teminatla kurabildiği bu büroya hiç kimse hesap soramayacak, işçi ücretlerinde yaratacağı kırılmayla işgüvencesi de tam olarak ortadan kaldırılmış olacak. Örgütlenme grev gibi haklarından yoksun durumdaki işçi, büronun tam anlamıyla kölesi haline gelmiş olacak.
Bu saldırıyla ortaya çıkacak tabloda işçilerin hali; yatacak yerleri, iki öğün yemekleri olan geçmişin kölelerinden bile daha sefil bir durum olarak tanımlanabilir.
“Amele pazarı” olarak bilinen insan onurunun ayaklar altına alındığı yerler köşebaşlarından şatafatlı plazalara süslü ofislere taşınıyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından hazırlanan 3 Kasım 2008 tarihli 'Küresel Krize Karşı Alınması Gereken Tedbirler' başlıklı raporun 7. sayfasında denildiği gibi, 'İş kanununda değişiklik yapılarak özellikle yeni istihdam imkanı sağlayabilecek Özel İstihdam Büroları aracılığıyla dönemsel çalışma yasalaştırılmalıdır'.
Bugün gerçekleşen tam da budur. ÖİB’lerin altyapısı bizzat patronlar tarafından hazırlanarak yasalaştırılmıştır. ÖİB’ler daha şimdiden -görülenin ötesinde- yaygınlık kazanmaktadır. Sadece İstanbul’da 180’in üzerinde ÖİB bulunmaktadır. ÖİB’lerin birçoğu ise uluslararası dev şirketler şeklinde örgütlenmektedir.
Kısacası bu süreç yeni başlamamıştır, sadece yeni yeni olgunlaşmaktadır, ilerleyen yıllarda ağrlığı daha fazla hissedilecektir. Bu süreç işçi ve emekçilere büyük bir yıkım getirecektir.
Bu bağlamda, günümüzün modern köle pazarları olarak gündeme getirilen ÖİB’lere karşı süreklileşen militan bir mücadele verilmesi işçi sınıfı devrimcileri açısından üstünden atlanamaz bir gerçekliktir ve tehlike bir an önce görülmelidir.
Özel İstihdam büroları kapatılsın!
Özel istihdam büroları köleliktir!
Köle pazarları kapatılsın!
İnsanca yaşam sosyaliz
Kaynak: http://www.alinteri.org