Bu saldırıyla ortaya çıkacak tablo, yatacak yerleri, iki öğün yemekleri olan geçmişin kölelerinden bile daha sefil bir durum olarak tanımlanabilir.
Alınteri bugün "Emeğine ve onuruna sahip çık!" kampanyası kapsamında bugünün modern köle pazarları haline getirlmeye çalışan Özel İstihdam Büroları’nın kapatılmasına yönelik bir eylem gerçekleştirdi.
Saat 17.00’de Mecidiyeköy Cevahir Alışveriş Merkezi önünde buluşan Alınteri okurları 17:30'da Mecidiyeköy metrobüs çıkışında yapılan basın açıklamasının ardından ajitasyonlar eşliğinde bildiri dağıtımı yaptı.
Basın açıklaması işçi ve emekçilerin aktarma ve geçiş güzargahında olan metro çıkışında yapıldı. Bölgeden geçen erkek, kadın, genç işçi ve emekçiler eyleme destek verdiler.
Eylem sırasında sık sık; “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!", "Özel İstihdam büroları kapatılsın!", "İnsanca bir yaşam sosyalizmde!", "Kurtuluş devrimde sosyalizmde!", "Yaşasın devrim ve sosyalizm!", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganları atıldı.
Basın metnini yayınlıyoruz:
"Özel İstihdam Büroları” çağımızın modern kölelik sisteminin janjanlı adı olarak işçi ve emekçilerin karşısında durmaktadır. Geçen yaz gündeme getirilen bu bürolar, taşeronlaştırmanın ve esnek çalışmanın daha da derinleştirilmesi için atılan kapsamlı bir adım niteliğindedir.
İnsan onurunu ayaklar altına alan işçi pazarları ve işçi kiralama sistemine yabancı değiliz. Fakat ÖİB’lerle oluşturlmaya çalışılan sistem patronlara tüm bunların üzeride bir esneklik ve kural tanımazlık imkanı vermektedir.
ÖİB’lerin çalışma sistemini incelediğimizde; bu büroların ilerleyen süreçte, işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarında ne gibi olumsuz yaralar açacağı daha net görülecektir. ÖİB’ler patronun işçi kiralamasına dönük yeni bir dönemi başlatacak.
Özel istidam Büroları, işçiyle patronu bir araya getirip sözde işçiye uygun bir iş buluyor. Böylelikle patronlara da uygun işçi kiralama imkanı veriyor. Örneğin şu an500 işçisi olan bir fabrika patronu, tüm işçilerine 'hepinizi işten çıkarttım ama şimdi gidip ÖİB’lerle anlaşıp gelirseniz hepinizi kiralık işçi olarak tekrar alacağım' derse yasal olarak bunun önünde bir engel bulunmuyor. Çünkü her şey 'yasalara uygun işliyor.' Yani patronlar tüm işçilerini ÖİB lerden kiralayıp kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ve yıllık izin parası verme zorunluluğundan kurtulacaktır. Dahası, bu durum İş Kanunu'na tabi diğer çalışanlar için de bir nevi tehtid aracı olarak kullanılabilir bir düzenleme olacaktır. İşçiler 'günün birinde biz de kiralık işçi olabiliriz' korkusuyla çalışır patronun işten çıkarma baskısı da buna eklenirse işçinin hayata tutunabilmesi daha da zorlaşır. İşyerinde işçiler arasındaki ayrımları derinleştiren ve rekabeti önleyen bir kurum olacaktır.
ÖİB’lerin marifeti kuşkusuz bunlarla da sınırlı değil. İsteyen herkesin basit bir izin ve20 TL’lik teminatla kurabildiği bu büroya hiç kimse hesap soramayacak, işçi ücretlerinde yaratacağı kırılmayla işgüvencesi de tam olarak ortadan kaldırılmış olacak. Örgütlenme grev gibi haklarından yoksun durumdaki işçi büronun tam anlamıyla kölesi haline gelmiş olacak.
Bu saldırıyla ortaya çıkacak tablo; yatacak yerleri, iki öğün yemekleri olan geçmişin kölelerinden bile daha sefil bir durum olarak tanımlanabilir.
“Amele pazarı” olarak bilinen insan onurunun ayaklar altına alındığı yerler köşebaşlarından şatafatlı plazalara süslü ofislere taşınıyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından hazırlanan 3 Kasım 2008 tarihli 'Küresel Krize Karşı Alınması Gereken Tedbirler' başlıklı raporun 7. sayfasında denildiği gibi, 'İş kanununda değişiklik yapılarak özellikle yeni istihdam imkanı sağlayabilecek Özel İstihdam Büroları aracılığıyla dönemsel çalışma yasalaştırılmalıdır'. Bugün gerçekleşen tam da budur. ÖİB’lerin altyapısı bizzat patronlar tarafından hazırlanarak yasalaştırılmıştır. ÖİB’ler daha şimdiden -görülenin ötesinde- yaygınlık kazanmaktadır. Sadece İstanbul’da 180’in üzerinde ÖİB bulunmaktadır. ÖİB’lerin birçoğu ise uluslar arası dev şirketler şeklinde örgütlenmektedi.
Kısacası bu süreç yeni başlamamıştır, sadece yeni yeni olgunlaşmaktadır, ilerleyen yıllarda ağrlığı daha fazla hissedilecektir. Bu süreç işçi ve emekçilere büyük bir yıkım getirecektir.
Bu bağlamda, günümüzün modern köle pazarları olarak gündeme getirlen ÖİB’lere karşı süreklileşen militan bir mücadele verilmesi işçi sınıfı devrimcileri açısından üstünden atlanamaz bir gerçekliktir ve tehlike görülmelidir.
Ulusal İstihdam Stratejisi'yle büyütülen ekonomik, siyasal zor ve bunların üst üste binerek işçi sınıfı ve emekçilerin kölelik koşullarında boyunduruk altına alınması saldırganlığı karşısında eylemli çıkışımız büyüyerek sürecek.
