Kadıköy iskelesinde inip otobüs duraklarının içinden yürüyorum. Hava soğuk, diyorlar kar yağacakmış… Kış akşamları ne soğuk bu İstanbul diye söylenerek yürüyordum. Bir yandan göz ucuyla etrafımı süzerken evsizler irkilmeme sebep oluyor. Birkaç gece dışarıda kalmışlığım vardır onlar için bu gecenin ne zor olacağını tahmin edebiliyorum.

Uzakta bir kalabalık görünüyor. Çevremdekiler de meraklı gözlerle kalabalığı süzüyor. Yaklaşıyorum, ortada arkası açık bir zabıta aracı, yanında it sürüsü zabıtalar. Yaşlı bir Kürt’ün işporta arabasına el koymaya çalışıyorlar. Adam sessiz, korkmuş öyle ya karşısındaki yüzlerce yıldır asan kesen devlet! Sadece “Yapmayın” diyor “Çoluğum çocuğum var!”

On yaşındayken babamın tatlı sattığı arabanın zabıtalarca gasp edilişini izlemiştim.  Birden gözlerime yaşlar hücum etti! Ağlayan adam sanki babam oluyor, bıçağıyla zabıtaları kovalayan babam gözümde adam oluyor.. Yine o malum agresifliğim işe el koyuyor. Boğazımı yırtarcasına “Ne yapıyorsunuz lan” diye bağırıyorum. Kalabalık açılıyor. Görünüşüm her nasılsa zabıtaların da birkaç adım geri attığını fark ediyorum. Sivil giyimli birisi “karışmayın beyefendi” diyor. Ne beyefendilik kalıyor ne de kendime öğretmeye çalıştığım devrimci ahlak. Basıyorum küfrü! Adamın yanına gidip işporta aracının bir ucundan da ben tutmaya çalışırken bir kargaşa oluyor biri beni itiyor zabıtaların tezgahı araca hızla attıklarını görüyorum gözüm kararıyor.

Başımdaki ağrıyı hissederek gözlerimi açıyorum. Yerdeyim ve az önceki kalabalık başıma toplanmış. Yaşlı amca da başımda “Kalk oğlim” diyor gülümsüyorum. Zabıta aracının uzaklaştığını, amcanın ağladığını yeniden fark ediyorum. Amca koluma giriyor. Kalabalığın zabıtalar aleyhine atıp tutmalarını dinleyerek uzaklaşıyoruz. Bir kahveye oturuyoruz. Çayımızı içerken “ bana kim vurdu” diyorum. “kimse vurmadı sen düştün” diyor. Anlaşılan ufak bir sarsıntı geçirip yere yığılmışım. Düşerken başıma da kimse vurmamış yere çarpmışım…

Çayımızı içip kahveden kalkarken amcanın kendini unutup benimle ilgilendiğini görüp utanıyorum.  “Üzme kendini amca” diye bir şeyler geveleyip vedalaşarak ayrılıyorum.

Ufacık bir kapitalizm problemi. Kapitalizm ne sinir bozucu. İnsanın kanına dokunuyor!

Bir DPG okuru