Zonguldak’ta yaşayan Eskişehir Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunu 26 yaşındaki Emrah Bozacıoğlu , 2010 ve 2011′deki Kamu Personel Seçme Sınavı’nda aldığı puanlar atanması için yeterli olmayınca, Temmuz 2012′deki sınava dershaneye giderek hazırlanabilmek için çalışıyor. Madende kömür çıkararak dershane ücretini biriktiren Bozacıoğlu “Öğretmenlik hayalimi gerçekleştirebilmek için sonuna kadar mücadele edeceğim.” diyor.
SBS, YGS, LYS, KPSS derken sınavlar belimizi büktü. Biz emekçi çocukları okuyabilmek için, aynı zamanda günde 8 saat ağır koşullar ve düşük ücretlerle çalışmak zorundayız.Yoksa önümüze konulan bunca sınavı geçebilmek için anne babamızın kazandığı 10 kuruşla, dershane paramızı, harcı nasıl ödeyebiliriz? Emrah Bozacıoğlu gibi daha binlercesi var ülkemizde. Üstelik çalışırken hayatta kalırsak kendimizi şanslı hissediyoruz. Zira bizim gibi şanslı olmayanlarda var. Örneğin harç parasını ödeyebilmek için inşaatta ölen Nesih Taşkın.
Bizler okuyabilmek için bu zor şartlar altında çalışırken Gençlik ve Spor Bakanı, Suat Kılıç, iktidarlarının 10. yılında en sevdikleri şairin dizelerini bilmeyen öğrenciler için hayıflanıyor. Kusura bakmayın Bakanım ama bizim, sizin sevdiğiniz şairin dizelerinden daha önemli meselelerimiz var. Biz hala üniversite harçlarımızı yatırabilmek için çalışmak zorundayız. Ortada üzücü bir olay varsa o da budur. Biz okumuyor değiliz. Okuyamıyoruz!
Parasız, bilimsel ve anadilde eğitim istiyoruz!
Bir DPG okuru.